ADSL’E DARBE!!!




Akınsoft Yazılım Firması Ürün Müdürü Tuna Keleş, 3. nesil mobil iletişim sisteminin (3G), ADSL'in 4 katı hız sağladığı için, kendisini bu oranda geliştirme şansı bulamayan ADSL'nin ciddi oranda güç kaybedeceğini söyledi.

Tuna Keleş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, halen Türkiye'de cep telefonlarındaki en büyük sorunun, internet erişim hızının yavaşlığı olduğunu belirtti.

Cep telefonuyla internet erişim sisteminin GPRS teknolojisi ile başladığını, ardından hızıyla GPRS'i geride bırakan EDGE sisteminin geliştirildiğini anlatan Keleş, ancak EDGE sisteminden de çeşitli nedenlerle internete istenilen süratte bağlanılamadığını ifade etti.

Son olarak ise cep telefonuyla internete erişim hızındaki bu sorunları aşabilmek için önce 3G teknolojisinin hizmete sunulduğunu dile getiren Keleş, şunları kaydetti:

''3G, sağladığı yüksek hızla bugün yoğun olarak kullandığımız iletişim alışkanlıklarımızı önemli ölçüde değiştirecek. Kısa süre içinde Türkiye'deki cep telefonu abonelerinin de kullanabileceği 3G teknolojisi altyapısında, UMTS, CDMA2000 ve FOMA olarak adlandırılan sistemler kullanıldı. Bu sistem, hızlı internet erişimi, yüksek hızda çoklu ortam haberleşme desteği, konumlandırma hizmetleri sağlanması gibi birçok yenilik getiriyor. Cep telefonları artık, şu an pek çoğumuzun ev ve iş yerinde kullandığı ADSL hızının 4 katına ulaşacağı için, kendisini bu oranda geliştirme şansı bulamayan ADSL ciddi oranda güç kaybedecek. Çünkü 3G, hemen hemen aynı fiyata bugünkü ADSL'nin 4 katı hızla, hem cep telefonundan, hem dizüstü bilgisayardan hem de sabit bilgisayardan internet erişimi sağlıyor. İsterseniz cep telefonunuzu bir modem gibi, ara kablosuyla bilgisayara takıp kolayca bilgisayarınızla internete bağlanabiliyorsunuz.''

3G'nin internet erişiminde ADSL'yi çok gerilerde bırakmasının, tamamen, dünyadaki cep telefonu kullanıcılarının yoğunluğuyla ilgili olduğunu anlatan Keleş, ''Bu kadar çok cep telefonu kullanıcısı olduğunu düşünen teknoloji firmaları, büyük paralar harcayarak 3G'yi geliştirdi. ADSL benzer şekilde geliştirilemedi'' diye konuştu.

3G NASIL BİR YENİLİK GETİRİYOR?

Tuna Keleş, 3G teknolojisiyle aynı zamanda uzak yerlerde bulunan kişilerin birbirleriyle, hiçbir donma olmaksızın görüntülü olarak görüşebileceğini, konferansların bile uzaktan görüntülü olarak yapılabileceğini, televizyon dizisi ya da sinema filmlerinin cep telefonuyla bile rahatlıkla izlenebileceğini vurguladı.

Bu yeni iletişim hızının yazılım firmalarının da işlerini artıracağını, pek çok internet sitesinin kendisini, cep telefonundan daha rahat kullanılabilecek forma sokacağını, ticari firmaların ise yazılım firmalarına, cep telefonuna uyumlu iletişim ve pazarlama programları sipariş edeceğini sözlerine ekledi.

Yeni yokoluş teorisi !











Prof. Celâl Şengör ve öğrencisi Saniye Atayman tarafından gündeme getirilen yeni “yokoluş” teorisi, dünya bilim çevrelerinde heyecan yarattı. Amerikan Jeoloji Cemiyeti'nin “Bir Global Jeoloji Çalışması” adıyla yayımladığı kitabın tezi şu: 250 milyon yıl önceki yokoluş bir meteor düşmesi veya volkanik patlama sonucunda değil, o zamanki büyük okyanusun Karadeniz gibi oksijensiz kalmasından kaynaklandı

Bilim insanları, yaklaşık 250 milyon yıl önce dünyadaki canlıların yüzde 95’inin yok olduğunu çok önceden ortaya koydu. Arkasından da bu büyük yokoluş üzerine teoriler geliştirmeye başladı. En yaygın ilk teori, bu büyük yokoluşun dünyaya çarpan bir meteordan kaynaklanmış olabileceğine ilişkindi. Daha sonra bu görüş revize edildi ve Sibirya’daki Tungusko volkanik alanındaki büyük patlamanın asıl sebep olduğu tezi gündeme geldi. İstanbul Teknik Üniversitesi öğretim üyesi jeolog Prof. Celâl Şengör ve öğrencisi Saniye Atayman’ın Amerikan Jeoloji Cemiyeti tarafından yayımlanan tezi ise bu iki görüşün de doğru olmadığını gösteriyor. “Bir Global Jeoloji Çalışması” adıyla yayımlanan kitaba göre, yokoluşun temel sebebi, 250 milyon yıl önce, dünyadaki kıtaların ayrışmadığı dönemde süper kıtanın ortasında yer alan okyanusun bizim Karadeniz’e dönüşmesi yani içinde teneffüs edilecek oksijen kalmaması. Bir süre sonra sıkışan gazlar da bir gazoz gibi köpürerek çevreye yayılıyor ve okyanusun çevresini hayat alanı olarak seçen ve bu zehirli havayı soluyan bütün canlıları öldürüyor.

Fosil desteği

Prof. Şengör ve Atayman, bu teorilerini kitap haline getirmeden önce muhtelif uluslararası toplantılarda tebliğ olarak takdim etti. Bu tebliğ bilim çevrelerinde büyük bir tartışma başlattı. Bulunan fosil örnekleri teoriyi doğrularken, Amerikan Jeoloji Cemiyeti de tarihinde ilk kez iki Türk bilim insanı tarafından yazılan kitabı büyük bir hızla bastı ve bilim dünyasına sundu. Prof. Şengör, halen Güney Afrika’daki Bernard Price Paleontoloji Enstitüsü’nde görev yapan ‘magister’ öğrencisi Saniye Atayman’ın biyoloji kökenli olmasının teoriyi destekleyen mantar fosillerin bulunmasında etkili olduğunu belirterek, Atayman’ın daha ilk tebliği ile dünya bilim çevreleri tarafından kabul gördüğünü söyledi.

Prof. Şengör’e, dünyada büyük yankı uyandıran tezlerinin Türkiye’deki bilim çevrelerinde de benzer bir heyecan uyandırıp uyandırmadığını soruyoruz. Cevabı, hüzün verici:

“Türkiye’de bir bilim camiası olmadığı için Türkiye’nin ne yaptığı beni ilgilendirmiyor. Ama şunu söylemem lazım: Saniye Atayman olmasaydı bu kitap ve bu teori olmazdı. Saniye bilim çevresine kendi kendini soktu, hem de büyük bir başarıyla. Büyük bir sabır ve inatla benim başta ortaya attığım bir fikri bir yıl boyunca çeşitli verilerle kontrol etti. Bir yıl boyunca sabahlara kadar birlikte çalıştık. Bu arada Saniye bana sık sık karşı çıkarak benim fikirlerimin değişmesine, gelişmesine ve daha doğru hale gelmesine hayati bir katkı yaptı.”

Rekortmen Schumacher




1950 yılından bu yana yapılan Formula 1'de, Michael Schumacher 7 kez mutlu sona ulaşıp zirveye yerleşirken, Arjantinli Juan Manuel Fangio 5 kezle en çok kazanan ikinci, 4 kez şampiyonluğa ulaşan Fransız Alain Prost ise üçüncü sırada yer aldı.

F1'i 2006 sezonu sonunda bırakan Schumacher 1994, 1995, 2000, 2001, 2002, 2003 ve 2004'te şampiyon olurken, Fangio 1951, 1954, 1955, 1956 ve 1957, Prost ise 1985, 1986, 1989 ve 1993'te birinciliği elde etti.

Takımlar sıralamasında ise Ferrari, elde ettiği 16 şampiyonlukla en çok şampiyon olan takım unvanını açık ara koruyor.

Çakma Atom Bombası



Kuzey Kore son günlerde sık sık gündeme gelmeye başladı. Adı önce MSN yasaklısı ülkeler arasında geçti, ardından da 20 bin cep telefonu kullanıcısı için 3G'nin Kuzey Kore'de hazır olduğu duyuruldu. Son olarak ise atom bombası denemesi yapan ülke bir kez daha dünya gündeminin üst sıralarında yer almayı başardı. Kuzey Kore denediği bombanın 2. Dünya Savaşı'nda Hiroşima ve Nagasaki'ye atılan bombalarla eşit güçte olduğunu söylemişti. Fakat araştırmacılar bunun doğru olmadığı görüşünde.

Avrupa'dan testi yakından takip eden uzmanlar, Kuzey Kore'nin atom bombasının Rihter Ölçeği'ne göre 4.1'lik bir sarsıntı yarattığını ve dolayısıyla bombanın çapının yaklaşık 1,4 kiloton civarında olduğunu söylediler. 2. Dünya Savaşı'nda kullanılan atom bombaları ise 10 - 20 kiloton arasındaydılar.

Uzmanlar Kuzey Kore'nin batılı devletlerden silahlanmayı durdurması için maddi destek sunması için böyle bir gövde gösterisine gittiği görüşündeler

Apo’ya kardeş mi geliyor??


Kenya'da 15 Şubat 1999 tarinde yakalandıktan sonra konulduğu İmralı Adası'nda yargılanıp ömür boyu hapis cezasına çarptırılan Abdullah Öcalan'ın durumunu inceleyen Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komisyonu’nun isteği üzerine adaya 6-7 mahkumun getirilmesi için hazırlık yapıldı. Bu çalışmalar kapsamında, yıkılan eski camiinin bulunduğu araziye 6-7 mahkum kapasiteli Yüksek Korumalı Özel Tip Cezaevi yaptırıldı.

Tamamlanma aşamasına gelen cezaevine PKK'lılardan ‘iyi hali' saptanan mahkumların getirileceği belirtildi. Öcalan'ın bu mahkumlarla iyileştirme ve eğitim çalışmalarında gösterdiği gayret ve iyi hale göre günde en fazla 1 saat görüşebileceği belirtildi.

Öcalan, İmralı Adası’nda sayıları 1000'e ulaşan komando, jandarma, SAS komandosu ve Adalet Bakanlığı’na bağlı İnfaz Koruma Memurları tarafından korunuyor. İmralı'nın çevresi 165 kamera ile kontrol ediliyor. Bu kameraların 7'si Öcalan’ın tek başına kaldığı cezaevine monte edilirken 24 saatli sürekli kontrol altında tutuluyor.

Abdullah Öcalan, hücre cezası almadığı günlerde haftanın çarşamba günü avukatlarıyla açık görüşme yaparken, 15 günde bir kardeşleriyle özel bölmede görüşebiliyor.

Acımasız Gerçekler ve Sprite


Son zamanlarda gerçekten de kaliteli reklamlar televizyona ve internete hoş bir tat ve heyacan getirdi. İşte bu reklamlardan en çok dikkatimi çeken ve beğendiklerim Sprite‘ın Acımasız Gerçekler(imiz) adına çekmiş olduğu reklam filmleri. İnanın filmleri hatırladıkça neşem yerine geliyor :) Bahsettiğim birbirinden eğlenceli videoları Sprite‘ın kendi sitesinden izleyebilirsiniz. Özellikle Aşk Aptallaştırır favorimdir ;)


Bu Acımasız Gerçekler olayı o kadar tutmuş olacak ki artık bir siteleri ve bu sitede ayrı zamanlarda işleyecekleri farklı temaları bile var. Şuanki konu “sizi kullanıp atan sevgilinizin elinize düşmesi” üzerine. Mecazi anlamda ele düşmek değil, gerçekten de sevgilinizi düşündüren bir oyuncak bebek (voodoo)’in elinize düşmesinden bahsediyoruz. Bu orjinal fikir ve devamı için Acımasız Gerçekler.com sitesine bir ziyarette bulunabilirsiniz. Eğleneceğinize eminim ;)